Biyografi

1977 yılında Rize’ nin Ardeşen ilçesinde doğdu. 4 kardeşin en küçüğü olan sanatçının yaşadığı sağlık sorunları ve babasının öğretmen olması sebebiyle yaklaşık üç aylıkken aile İstanbul’a göç etti. İlk 4 yılını İstanbul’ da okuduktan sonra babasının öğretmen olarak Almanya’da görevlendirilmesi nedeniyle ilkokulu Almanya’da bitirdi ve ailesiyle tekrar İstanbul’a döndü. Lise eğitimine devam ederken okulun halk müziği korosuna solist olarak seçildi. Ardından korodaki müzisyen arkadaşlarıyla birlikte “Türkülerle Diriliş” adında bir müzik grubu kurarak protest müzik yapmaya başladı. 4 kez üniversite sınavına girdi, çeşitli bölümleri kazandı ancak hayatına müzikle yön vermeye karar verdiğinden hiçbirine gitmedi. Özel şan dersi alarak sesini ve diyaframını kullanmayı öğrendi. Birçok sanatçının albümünde vokal yapan sanatçı 2002 yılında Grup Munzur’un “Bahara Çağrı” adlı albümüne sözü ve müziği kendisine ait olan “Çona Şkimi” adlı Lazca şarkıyla misafir oldu.  İlk solo albümü ise 2006 yılının Temmuz ayında müzikseverlerle buluştu. Lazca’ da “denizden gelen fırtına” anlamına gelen “Zifona” adlı albümde beşi Lazca, biri Megrelce, altısı Türkçe olmak üzere toplam 12 şarkı seslendirdi.  Geleneksel ve modern çalgıları farklı bir sound kullanarak, Karadeniz’ in aşklarını, ağıtlarını,, horonlarını, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Laz dili ve kültürünün otantik yapısını bozmadan yansıtmaya çalışan sanatçı kendisini yaşamda ve müzikte muhalif olarak tanımlarken savaşa ve nükleer santrallere karşı olan duruşuyla da bu muhalifliğini gözler önüne sermeye devam etti. 2012 yılında Cem Radyo’ da  “Limcera  (Lazca’ da akşamüstü)” adlı müzik programını 10 bölüm olarak kendisi hazırlayıp sundu. Her bölümde farklı bir sanatçıyı konuk ederek sevenleriyle buluşturdu.

Laz müziğini güçlü sesiyle yorumlayan ve dünyaya duyuran, hem tenor olan sesi hem de görüntüsüyle “Lazların Pavarottisi” olarak anılmaya başlanan sanatçı ikinci albümünü 7 yıl aradan sonra, 2013 yılında ‘Sesumi Duyacaksun’ adıyla piyasaya çıkardı.

Albümde, sözlerini İbrahim Karaca’nın yazdığı ve albüme adına veren şarkının yanı sıra Rumca, Gürcüce ve Lazca şarkılar da yer alırken yıllardır dillerden düşmeyen “Çav Bella” adlı ezgiyi Grup Yorum ve Efkan Şeşen’ le düet yaparak Lazca seslendirdi.

Karadeniz ve Laz müziğini yerelden evrensele taşıyan ve Karadeniz müziğinin en önemli temsilcilerinden biri haline gelen sanatçının üçüncü solo albümü A.Ş.K (Akustik Şarkılarla Karadeniz) 2016 yılında sevenleriyle buluştu. Aynı yıl bir TV kanalında yayınlanan “O Ses Türkiye” adlı yarışmaya, eşinin kendisinden habersiz olarak O’nun adına yaptığı başvuruyla davet edildi. Yine eşinin ısrarları sonucu katıldığı yarışmada çeyrek finale kadar yükseldi ancak elendi.

2018 yılında, yıllardır hayalini kurduğu “Ustalara Saygı” projesi ile single çalışmaları yapmaya başladı. İlk single çalışmasında sesinin gücünü ve yorumunun özgünlüğünü yansıtan “Dadaloğlu” adlı eseri, büyük ustalar Ruhi Su ve Dadaloğlu’ na atfetti ve “engelsiz klip” çekti. 2019 yılında ise Ahmet Kaya’ nın sesinde can bulan  “Beni Vur” adlı parçayla ikinci single çalışmasını yapan sanatçı bu eseri kaybettiğimiz tüm kadınlara ve büyük ustalar Yusuf Hayaloğlu ve Ahmet Kaya anısına seslendirdi.

Çeyrek yüzyılı aşkın süredir profesyonel anlamda müzikle uğraşan sanatçı sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına toplumsal duyarlılık çerçevesinde müziği ve sesiyle katkıda bulunmaya devam etmektedir.

2014 JamSession © All rights reserved.